Yıldız Teknopark bünyesinde uzaktan otomatik ateş ölçen cihaz geliştirildi

0
110
Ateş ölçer ticarileştiğinde evlerden toplu taşımaya, parklardan fabrikalara kadar otomatik olarak temassız ateş ölçümü yapılabilecek

Covid 19 salgınıyla birlikte artık bütün kapalı mekan girişlerinde ateş ölçümü yapılıyor.  Bunun için genellikle termal kameralar, koldan ya da alından ateş ölçen cihazlar kullanılıyor.  Pandemi sürecinde ateş ölçen saat ve maske gibi farklı birçok ürün de ortaya çıktı.

Yıldız Teknik Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Fatma Aydın Akgün ise, temassız otomatik olarak ateş ölçebilen, elle taşınabilir hafiflikte ergonomik boyut da termal kamera içermeyen bir ateş ölçer geliştirdi.

Arka planda makine öğrenmesi, IoT, yapay zeka ve bazı algoritmaların çalıştığı bu ateş ölçer, hastanın konforuna önem veriyor. Hastanın hareket etmesi veya etrafındaki sıcak ve soğuk etmenlerden etkilenerek ateşinin yanlış ölçülmesi gibi durumlar ortadan kaldıran bu ürünle soğuk depo alanlarında çalışan kişilerin dahi vücut ısısı takip edilebiliyor.

Refakatçinin sorumluluğunu makineye aktaran bu ürünle hastanın ateşi saniyelik hatta saliselik periyodlarda ölçülüp kontrol edildiği gibi, artış ve düşüşlerde kritik aralığa yaklaştığında cihaza tanıtılan kişilere uyarı gidiyor.

Nerelerde kullanılabilir?

 Pandemi sürecinde de bu ateş ölçerin etkili şekilde kullanılabileceğini söyleyen Doç. Dr. Fatma Aydın Akgün, konuşmasını şöyle sürdürüyor:

“Karantinada olan hastalar hangi şehirde, binada olursa olsun gözlemlenebilecek ve uyarı alınabilecek. Yani devlet gerek hastane gerekse karantinada olan hastalarını tek merkezden gözlemleyebilecek. Bu sayede, hastaları kontrol için sağlık personelinden tasarrufa aynı zamanda bulaşma riskini ortan kaldırmaya imkân sağlanmış olacak. İlk ürün olarak geliştirmeye başladığımız prototipin son haline gelmesi durumunda, hasta olmayan insanlarında takibini yapabilmek de mümkün olacak. Bir plaza veya teknopark gibi girişte kart okutulan yerlerde kişilerin kartlarından alınan ID ‘ler ile alandaki tüm kişileri, kişi bazlı takip mümkün olacak. Girişte yapılan kontrolde ateşi uygun olmayanların girişi turnikelere entegre edeceğimiz sistemimizle otomatik olarak engellenecek. Okullarda öğrencilerin sınıflara girişlerinde, otellerde misafirlerin odalarına giriş ve çıkışlarında bu ölçümler düzenli yapılması durumunda kişi ateşli gelmese dahi gün içinde ateşinin yükselmesi durumu kolaylıkla fark edilebilecektir. “

Fikir kendi ihtiyacından doğuyor

Doç. Dr. Fatma Aydın Akgün, aslında bu projeye 2017 yılında başlıyor. Tasarım ve sonrasında bitirme projesi alan iki öğrencisiyle birlikte çalışmalara başlayan Akgün, 2019’da ulusal patent başvurusu yapıyor.  Bu yılın ilk çeyreğinde ise Yıldız Teknoloji Transfer Ofisi’ nin desteğiyle uluslararası patent için başvuruyor.

Bu ürünü başta anneler için tasarlamayı istediğini söyleyen Akgün, konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Birçok bebek ateşlenme sorunu yaşar ve özellikle havale riskinden dolayı ebeveynler ciddi sıkıntılı zamanlar geçirirler. Bende bu annelerden biriydim. Oğlum ateşlendiği gecelerde risk oluşmasın diye hiç uyumayan, olurda uykuya kalabilirim diye saatini her 10 dakikaya ayarlayan, dahası bu sorumluluğu kimseye güvenemediğimden paylaşmayan bir anneydim. O dönemde vücuda temas etmeyen ve bununla birlikte uyarı veren ürün arayışına girdim ama ne Türkiye’de ne de dünyada bulamadım. Ve ürün geliştirme hikâyemiz böyle başladı.”

Salgın süreci hızlandırdı

 Pandemiyle birlikte zamana yaymayı planladığı ürün geliştirme işlemini erken ve çabuk yapmaya karar verdiklerini de aktaran Akgün, geliştirdikleri ateş ölçerin, evler ve hastaneler dışında da pek çok alanda etkili bir şekilde kullanılabileceğini söylüyor. Otobüsler, AVM’ ler, plazalar, teknoparklar, restoranlar, oteller, fabrika, ofis ve iş yerleri gibi çok farklı alanlarda bu cihazların kullanılabileceğini dile getiren Akgün, bu ürünün ticarileştirilmesi konusunda görüşmelerini tamamladıklarını ifade ediyor. Akgün bu konuyla ilgili ise şu bilgileri paylaşıyor.

“Bu ürünün seri üretimini özellikle medikal ürünler üreten geliştiren ve satan sektörlerle yapabileceğimiz gibi, sağlık sektörüne yönelik yazılım ve donanım alt yapısına sahip ve bu alanda ürünler geliştirmeye açık sektörlerden de destek alınabilir. Ürünün geliştirme ve test aşamalarında sağlık kurumlarından yardım almak gerekecek, çünkü sağlıkla ilgili değişken parametrelerin olduğu hastaneler, sağlıkla ilgili bir prototipi test etmek için en uygun alanlardır. Bu konudaki bağlantılarımızı da yaptık.”

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here